Yazılarımız

ÖLÜM VE YAS Psikolojisi

Psk. Danışman Esra Şengül

insanın hayatında sevdiği bir kişiyi kaybetmesi, eğer bu ölüm beklenmedik bir zamanda ya da şiddet içeren bir durumla eşlik ediyorsa, insan için adapte olması zaten zor olan bir durumu daha da zorlaştırabiliyor. ne var ki, ruhsal yapımızın zamanla kendi kendini tamir etme ve ölümü kabul etme özelliği vardır. ancak genetik faktörler, diğer yaşamsal krizler, stres faktörleri, yaşamın getirdiği zorluklar gibi etkenler bu sürecin tamamlanmasını olumsuz yönde etkileyebilir.

 

Yas dönemini en iyi tanımlayan modellerden birisi KÜBLER-ROSS Modeli dir. bu modele göre kişi 5 evreden geçer. bunlar sırasıyla;

 

1. inkar etme: ölen kişinin öldüğüne inanamama, bu benim başıma gelmiş olamaz şeklindeki düşünceler vs..kişi bu evrede ölümün gerçekliğine inanamaz, sanki ölüm hiç olmamış o kişi hala hayattaymış gibi hisseder.

2. kızgınlık: neden benim başıma geldi " şeklinde dünyanın adil olmadığına dair düşünceler vardır. bunun dışında, kişi bu dönemde yoğun bir öfke duygusu yaşar. özellikle kaybedilen kişi ile devam eden bir sorun yarım kalmışsa ve hesaplaşma yapılamadan o kişi hayatını keybetmişse, geride kalan kişi büyük bir öfke duyar. kişi bu duyduğu öfke sebebi ile suçluluk duyabilir, ancak unutulmamalıdır ki bu durum sürecin bir parçasıdır ve normaldir. bu öfke duygusu kişiye ya da başkalarına zarar vermeye yol açıyorsa bir terapiste görüşmek yararlı olacaktır.

3. pazarlık: kaybedilen kişinini ardından tanrı ike bir hesaplaşma sürecidir. "eğer hayatta olsaydı şunları şunları ona söylerdim" şeklinde yarım kalmış işleri bitirmek için bir pazarlık sürecidir sanki. kişinin artık hayatta olmadığı bilinene bir gerçek ise de bu tür duygular zaman zaman yaşanabilir.

4. depresyon: inkar, kızgınlık ve pazarlık dönemlerinden sonra kişi artık ölüm gerçeğini yavaş yavaş kabul etmeye başlar. işte bu dönemde depresif duygular açığıa çıkar; karamsarlık, hayattan zevk alamama, isteksizlik gibi.. kişi bu süreçte saatlerce ağlamak isteyebilir, yalnız kalmak isteyebilir, buna saygı duyulmalı ve duygularını dilediği gibi yaşamasına izin verilmelidir. bu bir süreçtir ve unutulmamalıdır. zaman zaman etrafımızdaki kişilerden "ağlama, kendini harap etme, sen ağlarsan onun mezarı suyla dolar" gibi sözler duyarız. bunlar kişiyi rahatlatmaz, aksine duygularını bastırmasına ve sonuç olarak yas dönemini sağlıklı bir şekilde geçirememesine sebep olur.

5. kabullenme: bu dönemde kişi artık ölümü kabullenir ve hayatına kaldığı yerden devam edebilir hale gelir. kişi, kaybın en başlarında artık hiçbirşeyin eskisi gibi olamayacağını, hayatın onun için bir anlamı kalmadığını ifade etse de bu süreçten sonra kişi hayatını eskisi gibi yaşamaya devam edebilir. bu da yas sürecinin artık tamamlandığını gösterir.

Bu evreler sıra ile atlatılmayacağı gibi aynı anda kişi 2 hatta 3 evreyi birden yaşayabilir. bu da normal bir süreçtir. ancak kişi bunlarla baş edemediğini hissediyorsa bir uzmandan yardım alabilir.

 

Bütün bunların dışında, bu evreler yaşanırken kişi ilk başlarda kaybelien kişiyi hergün rüyalarında görüyorken, zaman geçtikçe daha az görmeye başlar. bu da yine insanın yas sürecine adapte olması ile ilgilidir.

 

Sıkça Sorulan Sorular:

 

1. yas dönemindeki bir kişiye nasıl davranmak gerekir?

 

- bir yakınını ya da arkadaşını kaybetmiş kişi, çok yoğun duygular içinde olabilir. yalnzı kalmak isteyebilir, saatlerce ağlayabilir, ölen kişinin mezarını sıklıkla ziyaret etmek isteyebilir ya da hiç gitmemek isteyebilir. bu durumlar anlayışlı karşılamak gerekir. çünkü her insanın yası yaşaması farklılık gösterebilir. kimi paylaşımda buluhnmayı tercih ederken kimisi hiç konuşmak istemeyebilir.

 

2. ne zaman terapiye gelmek gerekir?

 

- yas dönemi 3-6 aydan uzun sürmüşse ve kişi sosyal hayata adapte olamıyorsa bir uzmandan yardım almak gerekebilir. ayrıca bazı kişilerde panik atak, ölüm korkusu gibi problemler görülebilir bu durumda da bir uzmandan destek almak gerekir.

 

3. yas dönemi ne gibi durumlarda travmatik olur?

 

- özellikle ölümün nasıl gerçekleştiği önemlidir. kanser gibi uzun süredir tedavi edildikten sonra gerçekleşen bir ölüm, kişinin ölümü kabullenmesini kolaylaştırabilirken; beklenmedik bir trafik kazası, cinayet, intihar gibi durumlar kişide şaşkınlık, şok etkisi oluşturduğu için ölümün kabullenilmesini uzatabilen faktörler. ve burada profesyonel bir destek alınması gerekir.